“Dünya halini sevmeyiniz, ne de dünyada var olanı, kızım. Tanrı aşkı, dünya sevgisiyle dolu olan kişide yoktur!”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“İdam sehpasının birkaç metre ötesinden, Saint-Jean-Decolle tarikatından dört keşiş, siyah kukuletaları, kaba kumaştan giysileri içinde, idam mahkûmlarına işkence yapılmasından sorumlu bu dört din adamı, mahkûmlar kilisesinden, Beatrice'in babasının ikinci eşini -baba katlinde suç ortağı ve ensest olayının tanığı olan kişiyi çıkarıyorlardı.
İlk o ölecekti. Kadın ayakta duramıyordu; onu baltaya götürecek olan güvenlik görevlilerinin oluşturduğu çitin arasında bitkindi. İki keşiş onu koltuk altlarından tutuyordu. Ötekisi de ölüme layıkıyla gitmesini salık veren sözler söylüyordu kulağına. Sonuncusu ise, onun yüzü hizasında bir ayna tutar gibi, idam sehpasını görmesini engelleyen, boyalı bir tahta levha tutuyordu. Bu tahta üzerinde Vaftizci Yahya'nın (Saint-Jean-Baptise) gümüş tepsi içindeki kesik başının tasviri vardı. Acıdan tükenmiş haldeydi, elinde baltasıyla onu bekleyen celladı görünce, mahkûm kadın bayıldı. Sehpaya çıkardıkları, bilinci yerinde olmayan zavallı bir kadındı. Onu kesme kütüğüne yatırdılar. Görülecek ne var gerisinde? Gerisi kasaplık. Asıl dram sonrasındaydı. Kiliseden tek başına, hızla ilerleyen, Beatrice'in silueti çıktı. Bütün kent haykırdı. Acıma, hayranlık, öfke; bütün Roma, hapishanelerinden saraylarına dek aynı heyecanla sarsılmış gibiydi.
İdam sehpasının altındaki ressam grubu hariç; onlar, ses çıkarmadan oldukları yerde kaldılar. Ellerinde kâğıt kalemleri, en küçük bir ayrıntıyı kaçırmamak kaygısı içindeydiler. İnsanlar; üç dört hatta beş kadar idama alışık olsalar da, kutlamalar öncesi bir dönemde, böylesi güzel ve soylu bir kadının idam edilmesi sık rastlanan bir durum değildi.
Bu neredeyse bir çocuktu, yapılan işkencelere dokuz saat boyunca dayandığı söyleniyordu ve oradaki herkes onu masum buluyordu. Roma halkı, kalabalığın içinden dimdik, kendinden emin, Tanrıya dualar ederek Papaya hakaretler okuyarak ilerleyen bu genç kızın gösterdiği yüreklilikte, Reform karşıtlarının, Katolikler anısına Hıristiyan sanatçılara sipariş ettikleri, Sainte Catherine, Sainte Ursula ve Sainte Cecile gibi azizeleri görmekteydi.
Hemen sonrasında bir sessizlik oldu. Genç kız kafasını kesme kütüğüne koydu. Celladın kollarını havaya kaldırdığı görüldü. Baltanın gün ışığında yalkın verdiği görüldü. Yalnızca bunlar görüldü: güneş, balta ve Saint-Pierre Kilisesi'nin kubbesi. Kollar tekrar aşağı indi. Boğuk bir çarpma sesi duyulur gibi oldu. Halk haykırdı. Baba despotluğunun ve papa haksızlığının kurbanı bir genç kızın kafasını gördüklerinde, korku, acıma, öfke ve kin dolu bir çığlık yükseldi.
Gösteriyi yakından izlemeyi başarmış olan ressamlar arasında soğukkanlılığını koruyabilen iki kişi vardı. Bir baba ve kızı. Orazio Gentileschi ve küçük Artemisia.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“Çünkü akıl maddeyi güzelleştirir bilgi aklı parlatır.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“Bir ressam için en ideal olanı, Pantheon'un *oculus'ü gibidir.
Yüksekten gelen ışık modelin yüzüne, hatta o anlamsız çirkin yüze bile, tatlı bir hava, sanatçının istediği biçimde işleyeceği bir tür güzellik katacaktır...
*oculus: (Latince) Mercek, cam.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“- Dün akşam yemekte, kocam bana Türk korsanlarından söz etti, savaş ortamından yararlanıp İspanyol gemilerini tutsak alıyorlarmış.
- Korkmadığımı mı sanıyorsun?”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“Bu özel giysili hizmetkar ve süslü araba dizisi Orazio'nun meslek yaşamında çok yararlı bir iş görmüş oluyordu. Bunun adı prestijdi, zaferdi.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“El zekanın bir aletidir yalnızca. Zeka olmazsa hiçbir şey yapılmış olmaz.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“Bir olgunun ender oluşu o şeye değer katar.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“- Ama Kardinal Hazretleri, izin verirseniz söyleyeyim. Biz, öteki ressamlar ellerimizle konuşuruz...
- Olmadı, diyerek araya girdi yeniden Arezzo Piskoposu, kafayla konuşuyorsunuz... Algı yoksa, düşünce de yoktur, görüntü de yok. Hatta aynı şekilde, şiir, konuşan resimdir... Resimse, Senyör Orazio, sessiz şiirdir.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“Haksızlık, ihanet, utanç... Artemisia bunları hiç yorulmadan renklere döküyordu. Esin kaynaklarını tarihteki büyük kadınların gururlu mücadelesinde derinleştiriyordu. Yalana karşı koyan, İncil'deki kadın kahramanlar. Zorbalığa başkaldıran, efsaneleşmiş çehreler... Judith tuvallerinde, baştan çıkardığı despot kralı öldürerek halkını özgürlüğe kavuşturuyordu. Yael, düşmanının şakağına çekiçle vura vura bir çivi çakarak ailesinin geleceğini güvence altına alır. Lucrece hançerine, Kleopatra da yılanına sarılır: Her iki kadın da daha güçlü olanın yasalarına boyun eğmektense yaşamlarına son verirler. Kılıç, zehir, hançer, Amazon kadınları, günahkarlar, baştan çıkaran kadınlar, Marie-Madelaine, Galatee, Esther ve Bethsabee, hepsi de aşk ölüm ve özgürlük arasında çırpınırlar, Hepsi de zafer kazanır.”
― Alexandra Lapierre, quote from Artemisia
“Many of my daily preoccupations suggest that I belong more to the world than to God. A little criticism makes me angry, and a little rejection makes me depressed. A little praise raises my spirits, and a little success excites me. It takes very little to raise me up or thrust me down. Often I am like a small boat on the ocean, completely at the mercy of its waves. All the time and energy I spend in keeping some kind of balance and preventing myself from being tipped over and drowning shows that my life is mostly a struggle for survival: not a holy struggle, but an anxious struggle resulting from the mistaken idea that it is the world that defines me.”
― Henri J.M. Nouwen, quote from The Return of the Prodigal Son: A Story of Homecoming
“I miss my dog."
...
"What was his name again?"
"Mouse."
"That was very unkind of you."
"Naming him mouse?"
"Isn't he a greyhound?"
"I could have named hum Turtle."
"Frederick!"...
"It's better than Frederic," Annabel said, "Good heavens, that's my brother's name.”
― Julia Quinn, quote from Ten Things I Love About You
“For such is the fate of parody: it must never fear exaggerating. If it strikes home, it will only prefigure something that others will then do without a smile--and without a blush--in steadfast virile seriousness.”
― Umberto Eco, quote from How to Travel with a Salmon and Other Essays
“Adieu, my ladies. If you ever venture to Scotland…leave the husbands at home. (Braden)”
― Kinley MacGregor, quote from Claiming the Highlander
“The smart person accepts. The idiot insists.”
― Michael Lewis, quote from Boomerang: Travels in the New Third World
BookQuoters is a community of passionate readers who enjoy sharing the most meaningful, memorable and interesting quotes from great books. As the world communicates more and more via texts, memes and sound bytes, short but profound quotes from books have become more relevant and important. For some of us a quote becomes a mantra, a goal or a philosophy by which we live. For all of us, quotes are a great way to remember a book and to carry with us the author’s best ideas.
We thoughtfully gather quotes from our favorite books, both classic and current, and choose the ones that are most thought-provoking. Each quote represents a book that is interesting, well written and has potential to enhance the reader’s life. We also accept submissions from our visitors and will select the quotes we feel are most appealing to the BookQuoters community.
Founded in 2023, BookQuoters has quickly become a large and vibrant community of people who share an affinity for books. Books are seen by some as a throwback to a previous world; conversely, gleaning the main ideas of a book via a quote or a quick summary is typical of the Information Age but is a habit disdained by some diehard readers. We feel that we have the best of both worlds at BookQuoters; we read books cover-to-cover but offer you some of the highlights. We hope you’ll join us.